| Gözlerimizi kapattığımızda dünyanın bizden çekildiğini, en mahrem ve savunmasız sığınağımıza çekildiğimizi sanırız. Oysa uykunun hemen kenarında sabırsızlıkla bekleyen görünmez bir kalabalık vardır: Aile, okul, iş, makineler, saatler ve hiç susmayan ekranlar… Uykunun Politik Tarihi, uykunun yalnızca biyolojik bir dinlenme ya da masum bir gece molası olmadığını; aksine dinsel ritüellerden manastır saatlerine, sanayi devriminin vardiyalarından Pentagon’daki uykusuz asker projelerine ve aralıksız işleyen dijital kapitalizme kadar iktidarın doğrudan müdahale ettiği tarihsel bir mücadele alanı olduğunu gösteriyor. Ali Murat İrat; Antik Yunan mitolojisinden modern tıp laboratuvarlarına, Homeros’un destanlarından hastane koridorlarına uzanan bu disiplinlerarası çalışması ile uykunun ve gecenin izini sürüyor. Bedeni, kırılganlığı ve zamana teslim oluşu hem teorik hem de varoluşsal bir süzgeçten geçirerek soruyor: |